Pınar Sözer

Ayasuluk’ta Rum İzleri

  

Tarih: 25 Şubat 2020 19:14

Bu yazı 1303 defa okundu

XIX. yy’da Selçuk ve çevresindeki yerleşmelerde yoğun bir Ortodoks Rum tebaa yaşamaktaydı. Bugün Selçuk ilçesi sınırları içinde kalan yerleşmeler Osmanlı devri boyunca büyük iskân değişikliklerine uğramıştı. En önemli iskân değişiklikleri XIX. yy’da Balkanlardan alınan göçler, yörük aşiretlerinin iskânı ve İzmir- Aydın demiryolu yapımıyla gerçekleşmişti. 1831 yılının idari taksimatına göre bölge Anadolu Eyaleti’nin Aydın Sancağı’na bağlı görülmektedir. 1850 taksimatında Anadolu Eyaleti kaldırılmış Aydın Vilayeti doğmuştur. 1831 nüfus sayım bilgilerine göre Aydın Sancak’ının Ayasuluk Kazası’nda 69 Müslüman 698 Ortodoks Hristiyan erkek kaydedilmişti. Verilere göre Kazada Çingene, Ermeni, Musevi nüfus yoktu. 1877-78 taksimatında bölge, Aydın Vilayeti’ ne bağlı İzmir Sancak’ının Kuşadası Kazası’nda görülmektedir. Sancağın nüfus sayımlarına göre etnik yapısı incelendiğinde Müslüman Nüfusun 61.806, Rum Nüfusun 59.469 kişi ile birbirine çok yakın olduğu tespit edilmiştir. Rum nüfusundaki bu yüksek oran doğal nüfus artışının yanında bölgenin artan işgücü ihtiyacına bağlı olarak Ege Adalarından Rum göçü almış olmasından kaynaklanmaktadır. 1906-1914 arasında Müslüman nüfus 37,447 kişi Rum nüfus 24.406 kişi artmıştı.

I. Dünya Savaşı yıllarında Osmanlı Devleti’nde etkili olan İttihat ve Terakki yönetimi bölgede sistemli bir Rum Techiri uygulamış, bunun sonucunda İzmir Sancak’ından göç ettirilen Rumların sayısı 9.746 ya ulaşmıştı. Bu sayının 4.972’si Kuşadası kazası Rumlarındandı. İzmir sancak merkezi dışında kazalar arasında, sancağın Rum nüfusunun ağırlıklı olarak barındığı yer Kuşadası Kazasıydı. 1881-1893 döneminde Kuşadası’ndaki Rum nüfus sancak ortalamasının çok üzerinde olup, adeta Kuşadası kendini çevreleyen yoğun Müslüman nüfuslu kazalar arasında bir Rum nüfus adası gibiydi.

Bölge, 1914’de Selçuk adını alıncaya kadar, Ayasuluk adıyla bütün Osmanlı dönemi boyunca Aydın Sancağı kazaları arasında varlığını devam ettirmiş XVII. yy’ın ilk yarısından itibaren ekonomik ve sosyal yönden büyük bir gerilemeye girmişti. 120 köy 13 mahallesi olan Ayasuluk XIX. yy’a gelindiğinde mahalleleri değişmiş, birçok yerleşim yeri ya müstakil kaza durumuna gelmiş ya çevre kazalara bağlanmıştı. Ayasuluk dört köyü olan küçük bir yerleşime dönüşmüştür. Bu köylerden Arvalya, Kospınar, Ayasuluk, Müslüman yerleşkesiyken Çirkince tamamen gayrı Müslüm nüfusa sahip olup Rumların yaşadığı bir köy olarak karşımıza çıkmaktadır. 1261-1845 yılında Ayasuluk nüfusuna bakıldığında 108 Müslüman 978 Gayrimüslim olarak geçmektedir.

İbn-i Batuta Seyahatnamesinde Ayasuluk ’un Rumlar katında kutsal, eski ve büyük bir şehir olduğunu belirtmiş, burada iri kesme taşlarla inşa edilmiş büyük bir kilise olduğunu yazmıştı. Bu kiliseyi ziyaret etmek amacıyla Müslüman fethinden önce dar bir yoldan ziyaretçilerin geldiğini fetihten sonra buranın Cuma mescidi yapıldığını kaydetmişti. 1908 İzmir Vilayet Salnamesi’nde her sene paskalyanın 22. gününde Ayasuluk’ta büyük bir panayır düzenlendiği, üç gün süren panayıra çevre kasabalardan yüzlerce kişinin geldiği, incir, üzüm, tahin helvası başta olmak üzere hem arazi mahsulünün hem de ticari değeri olan eşyaların satıldığı kaydedilmektedir.

Kuşadası Kazasının asıl tarımsal ürün sahasını Ayasuluk Nahiyesinin merkezi ve en büyük yerleşkesi olan Çirkince Köyü oluşturuyordu. Bu köyün ahalisinin tamamı Rum olup dilleri de Türkçeydi. Hatta Karaman Türkçesi konuşurlardı. Bu durum Çirkince halkının Anadolu Rumlarından olduğunu, 19 yy ‘da Adalardan gelen nüfustan farklı olduğunu göstermektedir. Köylünün bahçe ve mezraları Ayasuluk civarında, Küçük Menderes ovası, köy çevresindeki dağlık alanda bulunduğundan yazın genellikle 1.5 saat mesafedeki Ayasuluk’a inerlerdi. Ayasuluk nüfusunun yarısı Çirkince Köyü'nde oturmaktaydı. Yaklaşık 1000 haneli köyün 4000 kişilik nüfusa sahip olduğu düşünülmektedir. Kaynaklarda Kuşadası’nın dışındaki kırsal nüfus sayısı da 4.402 olarak belirtildiği için bu sayının köyün halkı olduğu kabul edilebilir. 1261-1845 nüfus sayımındaki listelere hanelerdeki kişilerin ne işle meşgul olduğu da eklenmişti. 405 haneye 548 numara verilmiş, çocukları ve kardeşleri hane reisinin üzerine kayıtlı 542 kişi tespit edilmiştir.  Bu listelerin düzenlenmesinde hatalar yapılmış olup köydeki nüfusun tam sayısı ve bu kişilerin meslek dökümünün tamamını verememektedir. Yine de köyün ahalisiyle ilgili verilen bilgiler o dönemin gerçeğini yansıtarak Rumlar zamanında Çirkince’de nasıl bir yaşam olduğunu anlamaya yetecek düzeydedir.

XIX. yy Çirkince Karyesi

Bu veriler ışığında nüfusun mesleki dağlım yüzdeleri

Nüfus Yüzdesi

Meslek Grubu

  % 40.5

Erbab-ı Zıraat

  % 26

Çoban

  % 8.48

Irgat

  % 3.3

Değirmenci

  % 3.1

Dühancı

  % 2.2

Hademe

  % 1.8

Terzi

 

Meslek Grubu

Kişi Sayısı

Manastır papazı

4

Demirci

8

Kahveci

7

Değirmenci

18

Erbab-ıZıraat

220

Çoban

141

Irgat

46 

Dühancı

17

Terzi

10

Yazıcı

1

Verilen sayıları yorumladığımızda; örneğin Köyün 7 tane kahvesi var anlamı çıkabileceği gibi sahibi olmasa da kahvede çalışan kişi de kahveci olarak geçtiği için 7 den daha az kahvesi olma olasılığı da mevcuttur. Yine değirmenciler içinde bazı aileler değirmenci olarak kaydedilmiş olup bazılarında değirmenci olarak yalnızca sahibinin adı geçmektedir. Bu sayının içinde evi Çirkince ‘de olup değirmeni Tire ‘de olanlar da mevcut olup 18 sayısı köyde 18 değirmen olduğu anlamına gelmemektedir. Yine de Tarım ve hayvancılığın geliştiği o dönem için kalabalık ve gelişmiş bir yerleşim yeri olduğu söylenebilir.

Pınar Sözer /Tarihçi-Yazar

SİTE İÇİ ARAMA

HAVA DURUMU